otizm tanılı çocuklarda yaygın gelişim artırma çalışması
Otizmde yaygın gelişim artırma çalışması
(Oxford Turca Çocuk Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi çalışanları ve yöneticilerine teşekkürlerimle)
Otizm tanılarıyla eğitime başvuran öğrencilerdeki gelişim ve biliş düzeyinin çeşitli ölçme değerlendirme araçlarıyla yapılan saptama sonucunda başlayan ve gelişim alanlarının bütünü arasında etkileşime dayalı eğitimine yaygın gelişimsel çalışma tanımlaması yapmak mümkündür.
Yaygın gelişimsel çalışma, aslında tüm gelişim geriliklerinde ,zihinsel engellerde ,ve ruhsal farkılılık gösteren çocuklarda yapılabilen psiko pedagojik geleneksel bir çalışmadır.
Genel psiko pedogojik ilkeleri içerir
Psiko pedagojik eğitim temelde Kişinin kendi farkındalığını artırarak kendini iyi etme potansiyeli olduğunu varsayar. Psiko pedagojik eğitim Rousseau nun İnsanın iyi doğduğu ilkesini kabul eder,ve montesorinin “insanın kendini iyileştirme potansiyeli” ilkesi yanı sıra davranışların değiştirilmesinde yalnızca edimsel teknikleri benimser.
Pisiko pedagojik eğitim bireyin devinsel ve bilişsel düzeyinde ortalamaya göre geri alanları olabildiğince geliştirmeye çalışır.
Gerçekten de insan için eğitimde en iyi ödül kendi başarısıdır. Montessori’nin deyişiyle insanın alabileceği en iyi ödül başkasının değerleriyle ve hükümleri ile verilen bir ödül değildir ,İngilizce deyişiyle award değildir , kendi kazandığı’dır yine İngilizce deyişiyle “prize” olan başarıdır dışardan verilen ödüller klasik şartlamayı ve bireysel gelişimi göz ardı eden ödüllerdir ve eğitimsel değildir.
Otizm tanısına gelince otizm tanısı dikkat eksikliği ve öğrenme bozukluğu dahil ,bilişsel düzensizlikler ve psikozları da içerenbir çok olguyu ve farklı gelişimi barındıran örtüşük semptonların biraradılığına sahiptir.
Otizm tanılarına baktığımızda sonuçlarına dayalı olarak çeşitli isimler aldığını görürüz .Başta çocuklarda farklı gelişim alanlarında duraklamayı ya da yavaş gelişimi işaret eden yaygın gelişim gecikmesi ,beş duyu arası dengesizlik,sosyal gelişim gecikmesi, 50 li yıllarda çocukluk şizofrenisi ,ve hareki koordinasyon yetersizliği en sık duyduğumz isimler arasındadır
Otizm tanılı çocuklarda görülen değişik sayıda ve nitelikte dikkat eksikliği öğrenme bozukluğu semptonları eğitimsel çalışmalarla düzenlenmediğinde kişinin düşüncelerinin, duygularının ve arzularının, dünyayı kendi algılayış biçimi de farklılılaşır..İstemlerini norolojik engelleri dolayısıyla belirtemeyen bireyin iç gerçekliği ile dış gerçekliği arasındaki fark bağdaşmayacak denli açılabilir.Öğrenme önündeki engellerin kaldırılmasının kendi iç dünyasına kapanmasını engelleyeceğini söylemek bir öngörü değildir.
Birey olay, nesne ve olguları norm içinde bulunan kişilerin paylaştığı gerçeklik temelinde değil kendi duygu ve düşüncelerinin ışığı altında değerlendirir. Bu tanımıyla patolojik bir anlam taşır. Karşılık, red, sosyal etkileşim ve , iletişimde devam eden bozukluklar,ve genellikle stereotip davranış paterni ile karakterize edildiği düşünülür..
Otizm genel anlamıyla sosyal anlamda çevreye tepkisizlik, sözlü veya başka türlü iletişim güçlükleri, gerçeklikten uzaklaşma, içe kapanma, nesnelere karşı aşırı düşkünlük, takıntılı hareketlerle tanımlanan bir süreçtir.
Otizm tanılı çocufklarımıza baktığımızda ilk kullandığımız ölçme değerlendirme araçlarının belirlediği aralıklara bakarak genel bir çalışma planı çıkarmak mümkündür.
Genel anlamıyla otizm tanısıyla psikopedagojik eğitime gelmiş öğrencilerdeki kişisel sosyal ,devinsel ,dil ve bilişsel gelişim farklılıklarına bakmak gerekir.Gördüğümüz farklılıkların tek tek çalaşabilmesi çocuğun kendini gerçekleştirmesinde izlenecek yöntemdir.Kişişesel sosyal gelişimin hareki yapıya bağlı olduğunu düşünürsek önce devinsel yapıya bakmak daha doğru olacaktır
İnce devinsel gelişim:Okul öncesi dönemdeki otizm tanılı çocukların büyük çoğunluğunda ince devinsel gelişimin geri kaldığı görülür.
Görülen farklılıklar şunlardır
Dikkat eksikliğii ve Öğrenme bozukluklarında DEHB de görebileceğimiz gergin ve yumuşak olmayan bir el
avuç içi yakalama ve bütünsel tutuş
İşaret parmağı ve orta parmağın üst üste bindirilerek tutuş yapmak
Serçe parmağı ve avuç içi arası tutuş yapmak
DEHB tanılı çocuklarda da görülen orta parmakla klavye kullanmak ve işaret parmağı yerine orta parmakla işaret etmek
Ağır davranış bozuklarında ve hareki koordinasyon eksiklerinde görebileceğimiz orta parmak ve işaret parmağı arasına sıkıştırılan başparmak
Nesnelere elinin üstüyle dokunma isteği
Ters ve düzü karıştırmak
Lateralleşme de farklılıklar,miks ya da sol kullanım
Bilgisayar faresi kallarıken tıklama yapamayıp döner bölümleri kullanmak.
Çivi takmalarda ,makas la kesme etkinliklerinde de görülübielecek el göz koordinasyonunda zayıflıklar.
Parmak şıklatamamak ,güzel anlamında baş işaret ve orta parmağın birleştirilerek kullanılamaması,işyaretleminin tüm el ile yapılması.
Elin butunsel olarak aşırı kıvrak olması
Güzel anlamında kullanılamayan üç parmağın seri olarak masaya hafifçe vurulabilmesi dört parmağın seri olarak nesnelere vurularak dokunma yapılması
Elle ilgili çalışmalarda latarelleşmenin saptanması çok önemlidir.Çocuklar kendilerini belirtemedikleri için genelde sağlak eğitimciler için de kolaylık sağladığından solak bir çocuk için sağlak bir eğitim hatası yapabilmek mümkündür.El göz koordinasyonu çalışmaları yanı sıra parmak oyunları ,parmak boya ve hamur kullanımı ve sayıları el işaratyala ile gösterme dahil parmakların kullanabilmesinin öğretilmesini sağlama çalışmaları yapılabilir..
Kaba devinsel alanda gördüğmüz farklılıklar ince devinselde olduğu denli belirgin olmamasına karşın şöyle sıralayabiliriz.
Ellerin kuş gibi sağa sola koldıralamaması timsah yürüyüşü yaparken ellerin kullanılmaması
Tek ayak üstünde zıplayamama
Yüzerken kolları tam anlamıyla açamama
Yüzerken sırt üstü yatışta dengeyi sağlayamama
Zıplayan topu yakalayamama
Denge sorunları
Geri geri yürümede zorluklar
Başı evet ve hayır anlamında eğerek kullanamama
Dua haraketi sırasında avuç içi dışarı dua etme
Ters el sallama
DEHB li çodcuklarda da gördüğimiz gibi Masada otururken sandalyeden ipek bir mendil gibi akma ,ya da istemediği davranışlarda tamamen akarak kendini yere bırakma .
DEHB de de görebileceğimiz dönerken bütünsel tutuş
Evde aileye belli timsah yürüyüşü ,baş ,kol çalışmalarını içerin kulltür fizik çalışmaları ,denge tahtası ,kürek çalışması ,ve ayarlanabilen kondüsyon bisikleti kapalı alanlarda ailelerin de yapılabileceği çalışmalardır.
İnce ve kaba devinsel alanda ki geri kalmalar ve farkılılıklar dilin semantik anlamını vermede engeller yarattiği için beden dili kullanımını da önemli oranda etkiler.
İnce ve kaba devinseldeki gelişm çalışmaları aynı zamanda dil gelişimi çalışmalarınıda destekleyecek çalışmalar olması otizm tanısında eğtimin yaygın bir gelişimsel çaba olduğu gösterir.
Dil gelişimi :Dil gelişimi alanındaki çalışmalar çok kez otizmdeki konuşma geriliğinin yalnızca konuşma ya da vokalizasyon çalışmaları olduğu gibi bir yanlış anlamaya yol açar.Kimi çalışmalarda ifade edici dil anlamında ses ve anlam içeren etkinliklerden aynı başlık içinde sözedilirken işitsel ve görsel ayrımlaştırmaya dayalı etkinliklerden de alıcı dil olarak söz edilir.Bu nedenle dil gelişimi çalışmalarında yöntemi belirlemek açısından şöyle bir sıralama yapmakta yarar vardır.
Fonotik yani seslendirme
genel devinsel gelişim ve koordinasyon
İşitsel ve görsel koordinasyon
semantik sorunlar
Bilişsel gelişim
Ve kişisel sosyal alandadır.
Vokalizasyon:
vokalizasyon ; seslendirme ya da fonotik diyebiliceğimiz bir çabayı olduğu kadar gelen bilginin yerleşeceği şemaları da kapsayan,semantik ,anlamsal , bilisşsel ve genel hareki yapıya bağlı psiko motor etkinliklerin koordinasyonundan oluşan çabadır, Fonotik çalışma her şeyden önce ses telini için gerekli üflemeyi gerektirir.Dil gelişimi çok geri kalmışçocfukların çoğunda üflame yerine içe çekme vardır bu nedenle genel hareki koordinasyon çok önemlidir.Dil gelişimi çok geri olan otizm tanılı çocukların ağızlarından ses çıktığı halde öperken seses çıkarmadıkları bilinir.Fonotik çalışmalar için üfleme ,dil egzersizleri yanı sıra genel haraketin performanslı boyutuyla çalışılmasının yararı olduğu görülmüştür.Konuşabilen otizm tanılı çocukların bir kısımının yeni Türkçe öğrenen bir alman sivesiyle konuşması dil egzersizi çalışmalarına gereksinimi gösterdiği gibi nefes kuvettinin ve genel motor koordinasyonun artırılmasını da gösteren bir durumdur
Devinsel gelişim ve motor koordinasyon:
Dil gelişiminde ince ve kaba devinsel gelişmde koordinasyon sağlama ve geliştirmenin önemi açıktır.
Dilin semantik yapısını sağlamak için de genel motor koordinasyona gereksinim vardır10 14 ay arası çocukların yaptığı işaretlemeler ve anlamlandırmalar için kaba devinsel gelişiminin yeterli olması gerekir elleri iki yana açarak nerede uzağı işaret parmağı ile işaretleme, baş hareketleri evet hayır anrlamlarını verme dil gelişiminin önemli kilometre taşlarıdır dil gelişiminin ölçüldüğü evreden başlayarak bulunan normal çocukların yaptıkları haraketlerin model olarak kullanılması yararlı beir yöntem olabilir.Çalışmalar sırasında tiyatrocuların büyük oynama dedikleri biçimin de konfuşmak çocukların önce anlamasını kendileri yaptıktan sonra da anlatmasını kolaylaştırır.Bunun için at pazarında el sıkışıyormuş gibi el sıkmak çok uzakta sesini işitmeyecek biriyle konuşuyormuş gibi görsel el işaretleri kullanmak ve kullandırmanın da yararı yadsınamaz.
İşitsel ve görsel ayrımlaştırma
Görsel keskinlik ve işisel keskinlik sorunu olmadığı bilinen bir çok otizm tanılı çocuğun ailesinin ilk şüphlendikleri şey çocuklarının işitmediği ya da görsel keskinlik sorunları olduğudur.İiştesel ayrımlaştırma vucudun genel ritim olugusuna bağlı olarak sesler arasındaki farklılıkları tanımlayabilmektir.İşitsel ayrımlaştırmayı geliştirmek için yapılacak çalışma ritim çalışmasıdır.Okuma becerilerindede temel bir öge olan ritim çalışmaları çocuğun çevredeki sesleri birbirnden ayırabilmesini sağlar.
Ritim çalışmalarını yaparkan iki heceli seslenden çok heceli seslere doğru geçiş çocuğa kolaylıklar sağlar.Ritim çalışmaları aynı zamanda arabaya abara ,kelebeğe kebelek deme gibi syntaks sıralama hatalarını da giderebilen çalışmalardır.
İşitsel çalışmalarda olduğu görsel çalışmalarda da ayramlaştırma işaret delinin okunması için gereklidir.Benzerlik ve farklılıkların öğretilmesi gözün okuma sırası ve düzeni labirent çalışmaları,yap boz çalışmaları ve bilgisayar destekli çalışmaların görsel ayrımlaştırma yı artırmada yararı bilinmektedir.
l
Dil gelişimi çalışmasını genel motor bilişsel ve kişisel sosyal çalışma kompleksi ele aldığımızda dil gelişmi çalışmalarının bilişsel etkinlikler olmaksızın yapılamayacağı da açıktır.Tüm nesnelerin üç boyutlu yapılarının tanımlanması,dokunsal ,işitsel duysal çalışmaların yapılması , gerçek ve illustrativ dresimlerin ayrımlarının oluşturulması gerekir.İşaretleme ve anlamlandırma çalışmaları için gereken bilişsel ögeler kavramlar ve tanımlamalar görsel ve işitsel uyaranların tanımlanması ve öğretilmesi trafik levhalarında olduğu gibi sembol resimlerin kfllanılmasını ve giörsel bir dil oluşturmayı kolaylaştırır.
Dil aynı zamanda piaget in bize belirttiği gibi özümleme yaparak çocuğun karşılaştığı bir durumu ya da bilgiyi kendisinde daha önce varolan bilişsel yapı içine
Aritmetik ve geometrik kavramların resimlerde kullanılmasıyla geliştirelebilecek bilisel çalışmalarda piagetin evreleri arasından geçiş yapabilmek mümkün olabilmekle birlikte bir çok çocuğun okuma yazma bilmesine karşın bilişsel bozukluklar gösterirlar
1) Doğum ile iki yaş arası gerçekleşen duyu-hareket evresi
2) İki-yedi yaşları arasında gerçekleşen işlem öncesi dönem
3) Yedi-on bir yaşları arasında gerçekleşen somut işlemler evresi
4) On bir yaşından başlayıp yetişkinlikte de devam eden soyut operasyonlar
Evreler arasında geçişler okuma dil ritm ve anlama ve diğer becerilerin becerileri gelişmesi ile hızlanabilir.
bilisel gelişimi düzenlemek yine devinsel çalışmalar yanısıra görsel ayrımlaştırma çalışmaları ile mümkündür.
Ekolali : Dil gelişimi başlığı altında ele alabiliceğimiz gibi kişisel sosyal bölümdede sözerebeleceğimz çalışmalardan biri de ekolali alanındadır.Çok az seslendirmenin olduğu çocuklarda da son işaretin tekrarı şeklinde davranış olarak da görülebilir.Söz gelimi elle çocuğa önce topu sonra daireyi gösterdiukten sonra topu eline vererek bu topmu daire mi dendiğinde daireyi gösterir .Oukuma payabiliyorsa yine son yazıyı gösterir.Son söylenilen sözün tekrarı olarak çok görülen bu konuşma biçimi öğrenme olan konuda söz gelimi otomobili gösterirken bu otumobil mi yoksa kuş mu gibi sorularla çocuğun kendi yanitını gülerek düzeltelebileceği sık çalışmalarla giderilebilir .
Üçüncü ve ikinci tekil sahıs kullanımı .
Çocuğun nörolojik gelişiminin düzeyine göre üçüncü tekil ya da ikinci tekil kullanımı vardır.Kişisel sosyal gelişimin kaba devinsel gelişimin artmasıyla ben benim gibi büyük hareketlerin oluşturulması ben sen kavramının oyunlarla oturtulmasıyla azaltılabilen bir farkılılıktır.
.
Kişisel sosyal gelişim:Ailenin çocuğu hasta görmeyerek onun kendi bağımsızlığına olabildiği kadar önem vermesi bir çok normal çocuğu olan ailenin dahi pek yamadığı bir şeydir.Neredeyse çocuğun Çocuğun semptonlarına sevgiyi getiren hastılık hastalığı yaratıcı koruyucu tavırlar zaten kendi anlama ve anlatma sorunları olan çocuk için bir engeldir.
Bir çok DEHB li çocuklukta gözüken
Göz temesı sorunlarını bu başlıkta ele aldığımızda karşılıklı konuşmaların ve diğer çalışmaların kişisel sosyal gelişime etkisi açıktır.
Kişisel sosyal gelişim diğer çalışmaların başırısbını ve çevrenin sosyo kültürel yapısını gösteren önemli bir alandır.
Bu alandaki sorunlardan birisi de yine ülkemizde özellikle anaokullarında çok rastlanan ve bağlanma bozukluları olarak tanımlanan anna çocuk baba çocuk yapışık kişilikleridir.
Çocuğun kendi bedeneni kullanmayarak bir başkasının elini adeta bir vinç kullanırcasına yaptırması bu başlık altkında ele alabiliceğimiz özel farklılıklar arasındadır.
Daha önceleri yalınzca çocukluk sizofrenisi olarak tanımlanan otizmen öğrenme bozuklukları ile örtüşük hiperleksi diskalküli .disgrafi gibi öğrenme bozuklukları ile gözükmesinin yanı sıra şizofreninin belirgin özelliği dissossasyon ve güvensizlik olarak alğılanabilecek çevreyi algılamadaki bozukluk tan farklı olarak utangaçlık vardırbbirbirine yakın gözüken bu kavramda utangaçlık kişiliğin geç gelişimini gösterir.Bu anlamda otizmin kişisel sosyal alanda bir bozukluk değil geç bir gelişim olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Aile özellikleri
Otizm tanısı konulan aileler yine DEHB li ailelere benzeyen attidüdler göstermekle birlikte kanner anneliri soğuk ya da ice mummy olarak tanımlar
Çok kibar gözüken ancak çok değişken olduklarını belirtir.
Ebeveynlerden en az birinin aşırı otorite sahibi olduklarını
Zeka düzeylerinin yüksek olduğunu
Ebeveynlerden en az birinin fıkra anlatamadığı
Kedi köpek kuş gibi ev hayvanları beslemediklerini
obssesiv kompülsiv özelliklere sahip olduğunu belirtir
mancauser sendromu yaşayan kimi annelerin otizm alanında görülebileceği de de bir gerçektir.
Konu: merhaba
Yazınız için teşekkürler. Bu konudaki deneyimlerinizi benimle paylaşır mısınız lütfen? Yardıma ihtiyacım var.
oneiric-mystical@hotmail.com
Saygılar
Bağlantı »
Konu: otizm
otistikle ilgili yeni ne olursa anlayacağımız dilde desteklerinizi bekliyorum.
Bağlantı »
Konu: otizm
yazınız çok açıklayıcı olmuş.genelbir yaklaşım.ancak otizmleilgili bilişsel teorilerden Uta FRİTH in kalee aldığı yazıyı da ,değerlendirmek gerek.,motor planlamanın önemi büyük değil mi?
teşekkürler.
Bağlantı »
Konu: otizmde erken tanı
Merhabalar…
Biri otistik 7 yaşında ikiz erkek annesiyim…annelik olan görevimi 3 aydır profesyonel bir yaklaşımla birleştirerek çok güvendiğim iki eğitimciyle rehabilitasyon kursu açmaya karar verdim….bu kararı vermemde birkaç sebep vardı..arkadaşlarımdan bazıları çocuklarına tanıdan itibaren yoğun eğitimler uygulamış ailelerdi…dr.lovaas’in yoğun aba terapisini almış olan bir çocuğumuz şu anda normal okula başlamak üzereydi…bir başka arkadaşım çocuğunu ağır bir otizmin pençesinden yoğun eğitimlerle kurtarmıştı…bütün bunları görmek bende hem kendim çocuğumda bu kadarını yapamadığım için bir suçluluk duygusu yarattı hem de bir hırs oluşturdu….öyle bir kurum olmalı ki çocuklar yoğun eğitim alabilsinler ve ekonomik olarak da sarsılmasınlar… sonuçta devletin verdiği belliydi..bundan sonrası özel kurumlarca yapılması gereken şeylerdi…
Ve tüm bu düşünceler başka kurumlardaki eğitimlerin kalitesizliği beni bu kurumu açmaya itti…ve ben bu kurumda tümü uzmanlardan oluşan kadromla hem en iyi eğitimi vermeye çalışıcam hem de toplumun bu çocuklara bakış açısında bir farklılık yaratmak için uğraşıcam…bu son söylediğimi nasıl yapabilirim bilmiyorum ama basın yoluyla elimden geldiğince her yere ulaşmaya çalışacağım…şu anda da otizmle ilgili her yeri tarıyor ve bilgilendirmeye çalışıyorum…
Bu çocukları “kaderlerine terk etmek” veya “duruma razı” olmak çare değildir.Önemli olan, tanının erken konulması ve bu tanı doğrultusunda “Otizm ve Yaygın gelişimsel Bozukluk” için ve her çocuğa ayrı olarak geliştirilmiş farklı eğitim ve terapi yöntemleri ile çocuğun erken ve yoğun bir biçimde eğitilmesidir.Algı eğitim olarak bizler bu hakların kazanılmasında en önemli adın olan erken çocukluk ve okul döneminde tanı ve eğitim konusunda çalışmalar yapmayı amaçlıyoruz.
Bu bilgiyi değerlendirmeniz dileğiyle…
iyi günler…
ALGI ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON MERKEZİ
TEL:0212 2111091
FAX:0212 2125755”
Bağlantı »
Konu: otizmde erken tanı
Merhabalar…
Biri otistik 7 yaşında ikiz erkek annesiyim…annelik olan görevimi 3 aydır profesyonel bir yaklaşımla birleştirerek çok güvendiğim iki eğitimciyle rehabilitasyon kursu açmaya karar verdim….bu kararı vermemde birkaç sebep vardı..arkadaşlarımdan bazıları çocuklarına tanıdan itibaren yoğun eğitimler uygulamış ailelerdi…dr.lovaas’in yoğun aba terapisini almış olan bir çocuğumuz şu anda normal okula başlamak üzereydi…bir başka arkadaşım çocuğunu ağır bir otizmin pençesinden yoğun eğitimlerle kurtarmıştı…bütün bunları görmek bende hem kendim çocuğumda bu kadarını yapamadığım için bir suçluluk duygusu yarattı hem de bir hırs oluşturdu….öyle bir kurum olmalı ki çocuklar yoğun eğitim alabilsinler ve ekonomik olarak da sarsılmasınlar… sonuçta devletin verdiği belliydi..bundan sonrası özel kurumlarca yapılması gereken şeylerdi…
Ve tüm bu düşünceler başka kurumlardaki eğitimlerin kalitesizliği beni bu kurumu açmaya itti…ve ben bu kurumda tümü uzmanlardan oluşan kadromla hem en iyi eğitimi vermeye çalışıcam hem de toplumun bu çocuklara bakış açısında bir farklılık yaratmak için uğraşıcam…bu son söylediğimi nasıl yapabilirim bilmiyorum ama basın yoluyla elimden geldiğince her yere ulaşmaya çalışacağım…şu anda da otizmle ilgili her yeri tarıyor ve bilgilendirmeye çalışıyorum…
Bu çocukları “kaderlerine terk etmek” veya “duruma razı” olmak çare değildir.Önemli olan, tanının erken konulması ve bu tanı doğrultusunda “Otizm ve Yaygın gelişimsel Bozukluk” için ve her çocuğa ayrı olarak geliştirilmiş farklı eğitim ve terapi yöntemleri ile çocuğun erken ve yoğun bir biçimde eğitilmesidir.Algı eğitim olarak bizler bu hakların kazanılmasında en önemli adın olan erken çocukluk ve okul döneminde tanı ve eğitim konusunda çalışmalar yapmayı amaçlıyoruz.
Bu bilgiyi değerlendirmeniz dileğiyle…
iyi günler…
parin yakupyan
ALGI ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON MERKEZİ
TEL:0212 2111091
FAX:0212 2125755”
parin@algiozelegitim.com
Bağlantı »